|
Bayatlar, Oğuzların devlet ve din adamı Dede-Korkut gibi Türk tarihinde büyük şahsiyetler yetiştiren bir boydur. Bayatların el-Cezire ve Suriye'ye ilk Selçuklu istilaları zamanında geldikleri ileri sürülmüştür. Hatta bugün Musul ile Bağdat arasındaki sahada yirmi-otuz köy olarak Araplarla beraber yaşamakta bulunan ve bununla beraber temiz ve arı türkçe konuşan "Bayat İli"nin de ilk fatihlerin kalıntıları olduğu, Fuzülî'yi de bu Türk boyunun yetiştirdiği kabul edilmektedir. Bayatların bölgedeki izlerine, daha önce Selçuklu emirlerinden Aksungur ul-Buharî'nin Basra'daki Naibi Sungur'un al-Bayâtî unvan ekini taşıdığı da ilgi çeker. Ayrıca 12. yüzyılın sonlarında, Bağdat'ın güneydoğusunda, Luristan eyaletinde bulunan bir kalenin Bayat adını taşıdığı biliniyor. O tarihte Bayat Kalesi'nin hakimi de bir Türk idi. Bayat Kalesi'nin varlığı Moğol ve Osmanlı dönemlerinde de biliniyor. Osmanlı döneminde Irak'ın idari taksimatında, Bayat bir sancağın merkezi olmuştur. Bu hususta Osmanlı arşiv belgelerinde karşılaşılan hükümler, Bayat Beyi'ne değil, bu adı taşıyan sancak beyine hitaben yazılmıştır ki, bazı araştırmacılar bu hususta yanlışlığa düşmüştür. Divan-ı hümayun mahimme defterlerinde kayıtlı, H. 973 (M.1566) tarihli iki hüküm, Basra'nın muhafazası amacı ile Bayat Sancağı Beyi Mir Hüseyin'in görevlendirildiğini bildirmektedir.
16. yüzyıla ait Osmanlı tahrir defterlerinde, sadece Karaca-Bayat adlı çok küçük bir oymak adı geçmektedir.Kerkük yöresinde yaşamakta olan ve 24 vergi nüfusuna sahip bulunan bu oymak dışında, bölgede yoğun biçimde yaşadıkları hakkında tarihi bilgiler olan Bayatların geçmemesi, bunların büyük bir kısmının yerleşmiş olmalarına ve aşiret (göçebe) hayatını muhafaza edenlerin de tahrire dahil olmamış bulunduklarına bağlanmaktadır.
Bu arada Türk musikisi makamlarından biri olan Bayatî (Beyatî) makamının, IV. Murad'ın Bağdat seferinden dönüşünde beraberinde getirttiği Iraklı Bayat Türklerinden 12 musikişinasın vasıtasıyla, İstanbul'da yayıldığı biliniyor. Irak'ta en yaygın makamlardan biri olan Bayati makamı, Türkiye'de Beyatî biçiminde ifade edilen ve bütün Doğu musikisini etkileyen makamlardan sayılır. Kerkük bölgesinde çok sevilen Bayat makamı, bölgede okunan uzun hava ve türkülerin en yaygın ezgi kalıbını oluşturur. Bu makamın ünlü okuyucusu ve Irak'ta tanınan usta icracısı Rahmetullah Şaltağ (1801-1876) da Bayat boyundan idi.
1820 yılında bölgeyi gezen İngiliz Claudius James Rich, Kifri tepelerinin eteklerinden Çimen'e doğru inen ve yörede yoğun olarak ekin yapılan Bayat Ovası'na ulaştığını ve burasının Bayat Türklerinin yurdu olduğunu bildirmektedir. Oymağın reisi olan Hasan'a Karakuş Bey şeklinde de bazen hitap edildiğini ve oymak beyinin kendisini yemeğe davet ettiğini kaydetmektedir. Bayat Beyinden naklen Rich, bu toprakların Bayat oymağına Sultan tarafından verildiğini, Osmanlı Hükümetinin kendilerini vergiden muaf tuttuğunu, buna karşılık askeri harekat zamanında Bağdat Paşası'na 1000 kadar atlı vermekle yükümlü olduklarını; bölgedeki Bayat oymağının ilk olarak ne zaman buralara geldiklerini oymak beyinin bilmediğini ve Bayatların değerli atlara sahip olduklarını yazmaktadır.
1822'de bölgeyi gezen Bağdatlı Münşî, Bayat oymağının Kifri ile Tuzhurmatu arasındaki bölgede yaşadığını, Bağdat Paşası'na karşı bin atlı vermekle mükellef bulunduğunu, Dakuk (Tavuk) yöresinde ve Bayat oymağından yaklaşık 2 bin ev kadar bir topluluğun yaşamakta olduğunu bildirmektedir. Münşî, Bayatların türkçe ve arapça konuştuklarını, mezhep yönünden bazılarının Sünni, bazılarının da Şii olduklarını ve Bayatların yetiştirdikleri değerli atların bütün Irak'ta şöhret yaptığını da kaydetmektedir. Birinci Dünya Savaşı sırasında, İngilizler tarafından hazırlanan 1917 tarihli gizli bir raporda, Kifri'den Karatepe ve Tuzhurmatu'ya kadar uzanan bölgede yaşayan Bayat oymaklarının türkçe ve arapça konuştuğu, hayvan besleyen bu oymakların sayılarının 10 bin ev olduğu belirtilmiştir. Aynı raporda Bayat oymaklarının bazıları şöyle anılmıştır: Elbu Ali, Amırlı (Emirli), Bastamlı, Al-ı Bekir Ahmed, Elbu Hasan, Hasan Sarlıya, Elbu Hüseyin, Elbu Vali, Delelve, Elvüzat ve Yengice (Yenice).
1940 yılına kadar Bayatların önemli bir kısmının yerleşik hayata geçtiği, göçebe yaşayışını sürdürenlerin az oldukları, bunların da 13 obadan oluştuğu ve bu obaların da çeşitli kollara ayrıldığı tesbit edilmiştir. Günümüzde Irak'ta hâlâ varlığını sürdüren Bayat oymaklarının önemli bir bölümü, Türklerle meskun yerleşme merkezlerinde yaşamaktadır. Türklüğünü muhafaza eden, ancak göçebe hayatın hemen hemen sona erdiği Bayat bölgesinden göçerek, yerleşik düzene geçen pek çok Bayat ailesi, bugün Kerkük, Tuzhurmatu, Kifrî, Hanekîn, Kızlarbat, Karağan ve çevresi, Tavuk, Karatepe ve Musul yöresi gibi Türklerin yoğun olduğu önemli merkezlerde yaşamakta ve büyük bir gururla Bayatlı veya Bayatî soyadını taşımaktadırlar. Bir kısmı da kendilerine ait olan köylerde yaşamaktadırlar. Bayatlı oymağına mensup olan ve halen aynı aile adını taşıyan Bayatların yaşadıkları köyler şunlardır: Abbud, Elbuhasan, Bastamlı, Biravcılı, Çardağlı, Karanaz, Muradlı (Süleyman Bey) ve Zengili.
Ancak şunu da ifade edelim ki, çok eski tarihlerden günümüze kadar uzanan zaman dilimi içinde Bayat boyundan Arap bölgelerine göçüp yerleşen ailelerin hemen hemen çoğunun Araplaştığını biliyoruz. Dillerini unutan bu aileler arasında taşıdığı soyadından dolayı Türkkökenli olduğunu bilenler olduğu gibi, taşıdığı Bayatlı veya Beyatî soyadına rağmen kendini Arap kabul eden ailelere de işaret etmek yerinde olacaktır. Bugün Irak'ın Basra, Hille, Kut, Samerra, Necef, Kerbela ve Bağdat'ta Bayatlı (Beyatî) aile soyadlarına sıkça rastlamak mümkündür. Türkçe konuşan Bayatlar, komşu Arap kabileleri ile anlaşmak için arapça konuşmayı da bilirler. Arap kabileleri ile aralarında yapılan özel anlaşma ile onların sürülerini Bayat ovasında otlatmalarına izin verirler. Toplu olarak köylerde yaşayan Bayatların sayıları, 1957 yılı nüfus sayımına göre 17.455'tir. Ancak Kerkük bölgesindeki Bayatların nüfusu, 1990 yılı tahminlerine göre 50 binin üzerindedir. Bu rakama Kerkük şehir merkezi, Diyala ve Musul bölgeleri ile Irak'ın çeşitli yerleşim merkezlerinde yaşıyan Bayatları da eklersek, Bayatların toplam nüfusunun 100 bin civarında olduğu ortaya çıkar.
Tarım ve hayvancılığa dayanan Bayatlar, kırsal hayat düzeni içinde sürdürdükleri yaşantılarını, toplu biçimde birbirlerine fazla uzak olmayan mesafelerdeki köylerde geçirirler. Tuzhurmatu'nun Kifri'ye ve Karatepe'ye uzanan çizginin batısındaki geniş ovada yer alan Bayatlara mensup oymakların aldıkları adlar, bazen yer, bazen de aile reislerinin adlarını ifade eder. Bayat boyuna bağlanan ve ikinci dereceden olan bu kolların bir kısmının adları şöyledir: Pir Ahmedli, İzzeddinli, Allıballı, Mahmudlu, Faris Beğli, Ali Musalı, Abbudlu, Zengülü, Sayyadlı, Karanazlı, Biravcılı, Hasadarlı, Kalaylı, Kâhyalı, Keremli, Şuhurtlu, Tezekli, Serheli, Kuşçulu ve Kenneli. Bayatların toplu olarak yaşadıkları köyleri de aşağıya alıyoruz:Yukarı Ali Saray, Aşağı Ali Saray, Sındıc, Bastamlı, Pir Ahmed, Abbud, Amırlı (Emirli), Sayyad, Küçük Donbalandere, Büyük Donbalandere, Elbu Hasan, Biravcılı, Hasardalı, Yeşiltepe, Karanaz, Zengülü, Başagelen, Çardağlı, Muradlı, Bısas, Bablan, Yengice, Üçtepe, Kuşçu, Delelve, Elboğmaz, Süleymanbeg, İlanciye (Yılancıya) ve Casımbeg.
Bayat boyuna bağlı olan ve günümüzde bu boy adını kullanan Musul yöresindeki Türklerin yaşadıkları köylerin bir kısmı şunlardır: Abzah, Besan, Karayatağ, Selamiye, Şennif, Şirehan, Tezharap ve Yarımca.
[ Geri Dön |
Okunma: 1362
|