|
Ayaklanmadan sonra Wilson'un yerine Irak siyasi hakimliğine asaleten atanan Sir Percy Cox, 1 Ekim 1920'de Bağdat'a geldi. Daha önce İngilizlerle anlaşan Şerif Hüseyin, bir Arap devleti kurulmasını ve bu devletin krallığına da oğlu Emir Faysal'ın getirilmesini istiyordu. Suriye'de tutunamayan Faysal'ın İngiliz Sömürge Bakanlığı tarafından Irak'a kral olması isteniyordu. Görevine başlayan yeni hakim Sir Percy Cox ise, bunun ancak halk oyuna başvurularak, durumun güçlendirileceğine inanıyordu. Yapılan halk oylamasında Irak'ın kuzeyindeki Kerkük, Musul, Erbil ve Süleymaniye halkı, Emir Faysal'ın aheyhinde oy kullandı. Hatta Kerkük'te büyük tepki gösteren halk, oy sandıklarını dağıtarak, Emir Faysal'ın Türk toprakları üzerinde kral olmasının ve esasen bu bölgede böyle bir halk oylamasının düşünülemeyeceği yolunda itirazlarda bulundu. Böyle olmasına rağmen, İngilizler Emir Faysal'a 28 Ağustos 1921'de törenle taç giydirdiler.
İngilizler Sünnî-Şii arasındaki sayısal dengeyi elde etmek istiyorlardı. Kuzeydeki Sünnîlerin Faysal aleyhinde oy kullanmaları sıkıntılı bir durum ortaya çıkardı ve İngilizlerin üzerinde şok etkisi yaptı. Kuzey Irak'ın ezici çoğunluğu Türklerden oluşuyordu. Kral Faysal ve babası Şerif Hüseyin ise, ünlü birer Türk düşmanı idiler. Bunun dışında bu aile Irak'ın dışından getirtilerek, ülkeye monte edilmek isteniyordu. Halk içinde tabanları bile yoktu. İngiliz mandası gibi, dışarıdan gelen monarşi rejimi sevilmiyor ve istenmiyordu. İşin en korkunç yanı Kral Faysal'ın, babasından miras olarak, devraldığı İngiliz uşaklığı, Türklerden başka Arap ve Kürt halkı arasında da nefretle karşılanıyordu. Kendi imzasını ve mührünü taşıyan ve kendi el yazısı ile 15 Ocak 1919 tarihinde Paris'te kaleme aldığı belgede Kral Faysal, Büyük Harp'te İngilizlerden maddi ve manevî yardım gördüğünü, hiç bir zaman İngiliz dostluğu ve sevgisinden sapmayacağını, babasının da kendisine bunu vasiyet ettiğini, bu yüzden kendisinin de çocuklarına, akrabalarına, ayrıca şeref ve vefa sahibi her Arab'a, İngilizlerle işbirliği yapmaktan asla şaşmamalarını tavsiye ettiğini bildirmektedir. Bu ihanet belgesi, Haşimi ailesinin tarih boyunca taşıdığı İngiliz uşaklığı lekesini tescil etmektedir. (Belgenin aslı ve Türkçe çevirisi için bkz. Ekler, belge 1, s. 326-327)
İngilizler, başlangıçta hür bir seçim yapılmasını, böylece halkın rızası ile Faysal'ın Irak Kralı olmasını istiyorlardı. Ancak Faysal, kral olmak için, halk oyuna başvurulmadan önce, doğrudan İngiliz Hükümeti tarafından atanmayı istiyordu. İngiliz yetkilileri ise Faysal'a İngiltere'nin doğrudan atama yapmasının çok gülünç bir durum yaratacağını, bu bakımdan halk oyu ile bu işin halledilmesi gerektiğini anlatmakta güçlük çekiyorlardı. Halkoylamasına karşı Türklerin ileri gelen yazar, şair ve fikir adamları da seslerini yükselterek, halkın İngilizlerin oyununa gelmemeleri yolunda büyük mücadele veriyorlardı. Tanınmış Kerküklü şair Mehmed Sadık (1886-1967) da, Faysal'ın seçilmemesi için: İntihab etmem seni Faysal Irak'ın mülküne diye başlayan şiiriyle, bu mücadelede öncülük ediyordu.
Faysal'ın halk oylamasında hile yapılarak kral olması, vatansever kişilerin ve ileri gelen Türk aydınlarının, buna karşı mücadele vermeğe devam etmelerine engel olamamıştı. Faysal'ın temsil ettiği İngiliz yanlısı monarşi rejimine karşı direnmeler önlenememişti. Protesto gösterileri ve kımıldama hareketleri, uzun süre devam etti. Sessiz durmayan Irak Türkleri'nin ileri gelenleri, bu yüzden yönetimin sindirme ve baskı hareketlerine maruz kalmışlardır. 1920 Ayaklanmasında ve daha sonraki dönemde, İngilizlerin takibatına ve baskı uygulamalarına maruz kalan, şair, yazar, gazeteci, öğretmen ve pekçok aydın kişi, işkence, eziyet ve sürgün gibi cezalara çarptırılmıştır. Büyük sıkıntı çeken aydın ve memleketin ileri gelen şahsiyetleri, yönetimin uzun yıllar hışmına uğramıştır.
[ Geri Dön |
Okunma: 1035
|