|
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Kerkük'te büyük ve acı bir olay yaşandı. Kerkük Petrol Şirketinde çalışan işçiler, ücret, çalışma ve hayat şartlarının düzeltilmesi için, şirket yöneticilerine başvurdular. İsteklerinin ciddiye alınmadığını gören işçiler, bu sefer isteklerini sıraladıkları dilekçeleri, gazetelerde yayınlayarak, kamuoyuna duyurma yoluna gittiler. Bundan sonra işçiler, durumu protesto etmek için, 1 Temmuz 1946'da topluca işi bıraktılar. İşçiler daha sonra Gâvurbağı Meydanı olarak bilinen yerde, her akşam toplanarak, konuşmalar ve gösteriler yapmaya başladılar. 4 Temmuz günü, şirket yöneticilerinin isteği üzerine polis, greve ön ayak olan elebaşıların bir kısımını tutukladı. Ancak işçiler, bu tutuklamadan dolayı, daha fazla galeyana geldiler. Polis güçleri grevi kırmak için, 12 Temmuz günü, işçilerin her akşam toplandıkları Gâvurbağı meydanını kuşatma altına aldılar. İşçilerin dağılmayacağını gören polis kuvvetleri, otomatik silahlarla, işçileri taramağa başladılar. Gâvur bağı Katliamı olarak anılan bu soykırımı sonucunda, içlerinde bir kadın ve bir çocuk da bulunan yirmiye yakın sivil vatandaş can verdi. Yüzlerce kişinin yaralanmasına da yol açan bu acı olay üzerine, 13 Temmuz günü Kerkük'te ölenlerin hazin biçimde toprağa verildiği cenaze törenlerinde, halk hükümeti ve şirket yöneticilerini lanetledi.
[ Geri Dön |
Okunma: 1019
|