|
14 Temmuz 1958 ihtilalinden 2 gün sonra General Nazım Tabakçalı, merkezi Kerkük'te bulunan 2'nci Tümen Komutanlığı'na atandı. Tabakçalı, yıllar sonra yayınlanan hatıralarında, Kerkük'teki görevi sırasında, iki şeye önem verdiğini, bunlardan birinin Kerkük petrollerinin güvenliğinin sağlanması, diğerinin de bölgedeki farklı etnik grupların arasında kardeşliğin kurulması olduğunu ifade etmiştir. Ancak bölgede meydana gelen olumsuz gelişmeler karşısında Tabakçalı'nın, askerî istihbarat kanalı ile Kasım'a üst üste gizli raporlar gönderdiği de ortaya çıkmıştır. Tabakçalı'nın Kasım'a gönderdiği bu raporlardan 9.9.1958 tarihli olanında şöyle denilmektedir:
"Kerkük halkı Kürt olmadığı halde, Kürdistan bölgesine dahil edilmektedir. Bundan amaç, Irak Cumhuriyeti'nin millî serveti olan petrole egemen olmaktır. Kürdistan Eğitim Müdürlüğü'nün merkezini Kerkük'te kurmak ve başına bir Kürdü getirmek, kesinlikle doğru değildir. Kerkük'te görev yapacak eğitim müdürünün Arap olması yanında, tarafsız ve adil bir kişi olması şarttır."
Kerkük'te Kürtler tarafından dağıtılan iki tebrik kartını da, Kasım'a iletilmek üzere Tabakçalı, Irak Askeri İstihbarat kanalı ile Bağdat'a gönderdi. Söz konusu olan bu kartlarda Rus askeri kıyafetinde Barzanî'nin Kürdistan'ın lideri, Irak'ın kuzeyinde Kürdistan bayrağının geçerli, Kerkük'ün Kürdistan'a dahil ve Kerkük petrollerinin de Kürtlere ait olduğu temaları işlenmiştir. Buna ilişik olarak verilen raporda Tabakçalı, Kürtlerin, çoğunluğu Türklerden oluşan Kerkük'ü Kürtleştirmek ve çevre bölgelerindeki Kürtleri de bu şehirde toplamak amacında olduklarını, bu gelişmeler önlenmediği takdirde, daha vahim sonuçların doğabileceğini bildirmiştir.
Olayların giderek kötüleşmesi üzerine, Türkiye'deki kamuoyunun dikkatlerini çekmeğe çalışan Nizamettin Neftçi, Irak Türklerini bekleyen katliam tehlikesinin de gözden uzak tutulmamasını ileri sürdü.
[ Geri Dön |
Okunma: 701
|