|
Bu olaydan sonra Kerkük'te gerginlik uzun süre devam etti. 9 Ocak 1962 tarihinde, yeni bir suikast olayı daha yaşandı. Bu sefer Türk halkının isyanı daha büyük çapta kendini gösterdi. Ramazan ayına tesadüf eden o tarihte Salah Terzi, iki arkadaşı ile birlikte oturduğu dükkânında iftar ederlerken, yaylım ateşine tutuldular. Dükkânda oturanlardan Kemal adlı genç hafif yaralanarak kurtulurken, İbrahim Hamza o gece yarısı öldü. Salah Terzi ise ağır biçimde yaralı idi. Halk galeyana gelerek hastaneye koşmuş, Salah'ın kurtulması için kan verme yarışına girmişti. Ertesi gün, yani 10 Ocak 1962 Cumartesi günü öğle üzeri Salah Terzi de, bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Ertesi gün büyük üzüntü ve kızgınlık içinde halk, cenazelerin kaldırılması için hazırlık yaptı.
Ancak resmi makamlar cenazeleri halka teslim etmek istemedi. Bu yüzden nümayiş yapan halkla polis arasında çatışmalar oldu. Nihayet mezarlığa getirtilen cenazeler halka teslim edildi. Defin töreni bittikten sonra dağılmak istemeyen halkı polis, coplarla dağıtmak istedi. Bunun üzerine daha şiddetli çatışmalar oldu. Ertesi günü Kerkük'teki esnaf dükkânlarını kapatarak, hükümeti protesto etti. Türk halkı, bununla da yetinmeyerek, Kerkük Katliamında rol oynayan katillerin üzerine yürüdü. Polis kordonlarını da yaran halk, ellerinde sopa ve bıçaklarla birlikte komünistlerin üzerine saldırdılar. Çaresiz kalan güvenlik güçleri, Türklerin kızgınlıkları karşısında bir şey yapamadı. Şehrin değişik semtlerinde oturan komünistlerden biri olaylar sırasında öldürülürken, onbeşi de ağır yaralı olarak, hastanelere kaldırıldı. Bu hareketlerden sonra hükümet, 120 Türkü tutuklayarak sürgün etti. Kerkük'te meydana gelen bu olaylar, İsrail ve Kahire radyolarından da duyuruldu.
[ Geri Dön |
Okunma: 846
|