|
Perde arkasında kalmayı tercih eden darbeciler, yönetimi Baas Partisi'ne verdi. Devlet Başkanlığına Abdüsselam Arif getirildi; ancak yasama ve yürütme yetkileri Ulusal Devrim Komuta Konseyine verildi. Başbakanlığa Albay Ahmet Hasan el-Bekr atandı. Bir süre sonra Baas Partisi arasında görüş ayrılıkları baş gösterdi ve bölünmeler oldu. Abdüsselam Arif'in yetkileri geniş ölçüde kısıtlandı. Bu durumdan yararlanan Arif, ordunun desteğiyle Kasım 1963'te Baasçıları tasfiye etti. Devletleştirme politikası güden Arif, ekonominin daha da kötüleşmesi üzerine, sivil yönetime geçme hazırlığı yaptı ve ordunun yönetimdeki ağırlığına son vermeğe başladı. Nisan 1966'da meydana gelen bir helikopter kazasında Abdüsselam Arif'in ölmesi üzerine, büyük kardeşi Abdurrahman Arif devlet başkanlığına getirildi. Birkaç ay sonra subayların baskısı ile sivil yönetim istifa etti ve yönetime tekrar ordu hakim oldu. Hizip çekişmeleri yüzünden yönetim sürekli el değiştirdi. Sonunda hizipler, Baas Partisi ile iş birliği yaparak, iktidara gelme planları yaptı. Baas Partisi de bu hiziplerin desteğinden yararlanarak, 17 Temmuz 1968'de el-Bekr'in öncülüğünde yaptığı darbe ile yönetime geldi. Devlet başkanlığına ve başbakanlığına getirilen el-Bekr, oluşturulanDevrim Komuta Konseyi'nin başkanı sıfatı ile en üst yönetim lideri olarak, ülkenin kaderine hakim oldu.
[ Geri Dön |
Okunma: 1089
|