Ölmek yenilmek değil,
Yüceltmektir Şanını!

Hüseyin Nihâl Atsız

 
Ana Kategorilerimiz
Tüm Kategorilerimiz
Bağlantılar
 
 
BÖLGE İÇİN PLEBİSİT YAPMA GİRİŞİMİ
 

TÜRK TOPLULUKLARI >> IRAK TÜRKLERİ >> BÖLGE İÇİN PLEBİSİT YAPMA GİRİŞİMİ

Bağdat yönetimi ile Kürtler arasında varılan anlaşmaya göre, Kürt özerk bölgesinin sınırlarını tesbit etmek için, plebisite başvurulması gerekiyordu. 26 Ekim 1970 tarihinde etnik köke ve konuşulan anadile dayalı yapılması düşünülen plebisitte, esas çekişme Türklerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerin kaderi üzerinde oldu. Türk bölgelerinin, hangi tarafın idaresinde kalacağını tesbit etmek için, Türkler kendi hak ve özgürlüklerini değil, taraflardan birinin yönetimini seçmek mecburiyetinde bırakıldı. Gerçi sayım, tercihi öğrenmek için değil, bölgedeki nüfus oranını öğrenmek için yapılacaktı. Fakat sonuçta yönetim ya Kürtler'de veya Baasçılar'da kalacaktı. Başka bir deyişle muhtariyet hakkı tanınmayan Türkler, ya Kürtlere veya Araplara katılacaklardı. Böylece Irak'taki Türk toplumu iki ateş arasında kalarak, kendi geleceğinin kaderini tayin etmede insiyatif sahibi olamayacaktı. Baas -Barzanî çekişmesinin yoğunlaştığı bu dönemde, Kerkük'te iki yönlü baskılar artmağa başladı.
Her iki taraf da sayımın lehlerine sonuçlanması için, çeşitli baskılara ve hilelere girişmeğe yöneldiler. "Barzanî taraftarları gizlice ve parti parti Kerkük'e sızarak; Molla Abdullah Tepesi, Rahimava, İskân, Şorca gibi mahallelere yerleştiler. Baasçılar ise 50 bin Arap ailesini, Kerkük kütüğüne kayıtlı nüfus tezkeresi de vererek, hükümetçe yeni inşa ettirilen el-Hürriye, el-Kerame, el-Baas, 17 Temmuz, Filistin ve el-Kudüs semtlerine yerleştirdiler. Aynı zamanda bu ailelere 180 bin dönüm arazi dağıttılar ve sadece Arapları istihdam eden Mukavilin al-Arap, Dibis Elektrik ve Kerkük Petrol Kumpanyası gibi yeni şirketler kurarak, göçmenleri işsiz bırakmayacak tedbirleri de aldılar. Baasçılar bu faaliyetlerini daha rahat yürütebilmek ve bölgeye tamamen hakim olabilmek için, Kerkük'te görevli Türk memurlarını ve özellikle Nüfus Müdürlüğü'ndeki memurları Irak'ın Türk olmayan bölgelerine sürdüler. Ayrıca, her hangi bir karışıklığı da hesaplayan Baas Hükümeti, askeri birlikler dışında, bir baskı unsuru olarak 25 bin taraftarını otomatik silahlarla donatmayı da ihmal etmedi.

Barzanî taraftarları ve Baas Partisi mensupları silahlı dolaştıkları halde Türklere silah taşımak yasaklandı. Kürtler, bütün Türk bölgelerinde, silah zoruyla ve tehditle kendi idarelerini kabul ettirmeğe başladılar. Kifri, Hanekin, Karatepe, Kümbetler, Kızılyar ve Yayçı kasabalarında türkçe eğitime engel oldular. Özellikle Erbil, Hanekin ve Kifri'de sokakta türkçe konuşulmasına bile müsaade edilmedi ve bu yüzden olaylar çıktı. Ayrıca Kerkük üçbine yakın Kürt peşmergesinin ablukası altına alındı. Şehrin içine sokulan seyyar satıcı görünüşündeki militanlar ise, her an duruma müdahale etmeye hazır bekletildi. Adeta sessiz bir işgali, tam bir işgal haline çevirebilmek ve hukuken de meşru gösterebilmek için fırsat beklemeğe, hatta yaratılmağa başlandı. Bazı Arap polislerine, olay çıkarmak ve Kürt işgalini teşvik etmek için rüşvet teklif edildi. Gerçekten, bu şekilde hazırlanan bir komplo o günlerde sahneye konulmuş ve Kürtlerle polis arasında çıkan çatışma meydan kavgasına dönüşmüştü. Bu arada Sabriye Yasin adında hamile bir Türk kadını ve üç Türk genci de ağır yaralanmıştı. Asıl önemli olan husus, bu çatışmayı bahane eden Kürt komandolarının, karakollar da dahil, bütün şehri bir kaç saat içinde işgal ederek, bu işi her an yapabileceklerini ispatlamış olmaları idi. Duruma, hükümet kuvvetleri sadece seyirci kalıyor ve müdahale etmek cesaretini gösteremiyorlardı.

Barzani sözlerinde sık sık şunları tekrar ediyordu: "Yapılacak sayım sonucunda, bir Kürt dahi çıksa Kerkük Kürt olacaktır. Kerkük'ü alamadıktan sonra biz ne için kavga ediyoruz? İdaremize hukuken bırakılan Kuzey bölgesi, eskiden de zaten elimizdeydi. Biz Kerkük'ü istiyoruz..." Bu sözler Kürtlerin emellerini açıkça ifade ediyor ve bir tehdit olarak her gün Türklere hatırlatılıyordu."






[ Geri Dön |

Okunma: 730

 
     
  Copyright 2004 - 2006 © www.turktarih.net
Site tamamıyla bağımsız olup; hiçbir siyasi kurum ya da kuruluşla ilgisi bulunmamaktadır.
İsmail İpek
turktarih@turktarih.net
 
     
   
     
  This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial-Share Alike 2.5 License.
BAZI HAKLARI SAKLIDIR: İçerik Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 2.5 ile lisanslanmıştır. İçeriğin TurkTarih.Net tarafından üretilmiş kısmı, atıfta bulunularak, ticari çalışmalar haricinde, değiştirilmeden dağıtılabilir ve kullanılabilir. İçeriği forumlarda yada kendi sitenizde kullanırken, alıntının en altında konunun orijinaline link vermeyi unutmayın.
(CC) 2004 TurkTarih.Net
 
     
© turktarih.net-org &

Bu sitenin yapımı ve teknik işleri HTBilgi Bilişim Net Hizmetleri tarafından yapılmaktadır.
Tasarım: Volkan