|
Irak Türklerinin içine düştüğü bu durum karşısında, Türkiye'deki kamuoyu da, Türklerin iki taraflı baskıya maruz kalmasına ve yalnızlığa itilmesine büyük tepki gösterdi. Türkiye'de Hürriyet ve Milliyet gibi gazeteler, Kerkük'e muhabirler göndererek, Irak Türklerinin yaşadığı bu dramı anlatan yazı dizileri yayımladılar. Başta Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği olmak üzere, birçok gençlik kuruluşu da, yayımladıkları bildirilerde bu durumu şiddetli bir dille kınadılar; Türklerin yalnız ve sahipsiz olmadıklarını dile getirdiler. Kürtlerin, özellikle Kerkük'te giriştikleri sızma hareketleri karşısında aciz kalan Bağdat yönetimi, plebisitin bilinmeyen bir tarihe ertelendiğini ilan etmek zorunda kaldı. Gerçi ertelemenin gerekçesi açıklanmadı; ancak Bağdat yönetiminin, bu plebisit sonucunun aleyhlerine olacağı yolundaki şüphelerin ağırlık kazanmış olduğu anlaşıldı.
Buna rağmen, Bağdat yönetiminin Irak'taki Türklerin varlığını hiçe sayan tutumunu Türk hariciyesi, diplomatik bir mesele haline getirdi ve Türk-Irak ilişkileri nazik bir döneme girmiş oldu. 16 Ocak 1971 tarihinde Türkiye'ye bir haftalık ziyarette bulunan Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı General Salih Mehdi Ammaş, Türk gazetecilerinin yoğun sorularına muhatap oldu. Ammaş'ın Türk yetkilileri ile yaptığı görüşmelerde, gündemin en ağırlıklı maddesinin, Irak Türklerinin oluşturduğu anlaşıldı. Bu husus, özellikle Türkiye'nin resmi dili sayılan TRT radyolarının, 18 Ocak 1971 tarihindeki 19. haber bülteninde yayamlanan "Günün Yorumu"nda ifade edildi
TÜRKLERİN TEPKİSİ
Irak yönetiminin Türklere tanınan hakları kısıtlaması ve yozlaştırması, öğrenci ve öğretmenlerden başka, tüccar, doktor, mühendis, avukat ve esnaf kesimleri dahil, bütün Türk halkını öfkelendirdi. Uygulamada birçok haksızlıklar, bilerek yapılan yanlışlıklar ve hatta yozlaştırmalar vardı; ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen, ortada tanınmış ve ilan edilmiş haklar bulunuyordu. Bu haklara göre Türkler anadilleri ile öğrenim göreceklerdi. Yönetimin bu haksız uygulamalarına karşılık, Türk halkı Kerkük'te üç günlük bir boykot ilan etti. Birçok bölgeden Kerkük'e akın ederek gelen halk kesimleri de, yapılan boykot ve porotestolara katıldı. Bağdat ve Musul'daki üniversite ve yüksekokullarda öğrenim gören Türk öğrencileri de dersleri boykot ederek, bu hareketi destekledi.
Hatta iş yerlerinde çalışanlar da, boykota katılarak, işlerine gitmediler. Yönetim, Türklerin başlattığı boykot hareketi karşısında büyük bir şok yaşadı. Hükümet güçleri boykotu kırmak için çok ağır ve insanlıkdışı uygulamalara başladılar. Kerkük'te öğrenci ve öğretmenlerden oluşan elliye yakın kişiyi tutukladılar. Tutuklanananların çoğu çok ağır işkencelere tabi tutuldu. Bunların içinde, halk tarafından çok sevilen ve oynadığı piyeste "Tembel Abbas" tiplemesiyle büyük şöhret yaparak, bu adla anılan Tuzhurmatulu tiyatro sanatçısı Hüseyin Ali Demirci, ağır işkence altında can vererek, şehit oldu. Halk arasında büyük üzüntü yaratan bu olay üzerine, yönetime karşı Türkler arasında öfke ve nefret son haddine ulaştı.
Boykotun sona ermesi üzerine Kerkük'teki bütün okul müdürlüklerine, İl Eğitim Müdürü İzzettin Serdar'ın imzasını taşıyan bir gizli genelge gönderildi. 396 sayılı ve 14 Kasım 1971 tarihli bu genelgede ay sonunda yapılacak ara sınavlarda, boykota iştirak eden bütün kız ve erkek öğrencilerin sınava alınmaması, böylece sınava girmemiş sayılacak bu öğrencilere sıfır puan verilmesi emredildi. Aynı uygulama Bağdat ve Musul üniversitelerinde boykotu destekleyen Türk öğrencilerini de kapsadı.
[ Geri Dön |
Okunma: 801
|