Her iman ahlaka yürüyeceğine göre, Türkçülük’de de sağlam bir ahlakın
bulunması birinci şarttır.

Hüseyin Nihâl Atsız 

 
Ana Kategorilerimiz
Tüm Kategorilerimiz
Bağlantılar
 
 
CUMHURBAŞKANI F. KORUTÜRK'ÜN KERKÜK'Ü ZİYARETİ
 

TÜRK TOPLULUKLARI >> IRAK TÜRKLERİ >> CUMHURBAŞKANI F. KORUTÜRK'ÜN KERKÜK'Ü ZİYARETİ

1976 yılının Nisan ayı sonlarında Türkiye Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Irak'a resmi bir ziyarette bulundu. Korutürk'ün ziyaret programında, Irak'taki Türklerin kültür merkezi olan Kerkük'e gitmesi de yer alıyordu. 27 Nisan günü Kerkük'ü ziyaret eden Korutürk'e, Türkler benzeri görülmemiş bir karşılama töreni yaptılar. Karşısında muhteşem bir kalabalık gören Türk lideri, karşılama töreninden dolayı büyük bir heyecan ve sevinç duydu. Aynı heyecan ve sevinci, heyette bulunan bütün misafirler de yaşadılar. Çılgınca alkışlar arasında karşılanan Türk lideri ile beraberindeki heyete halk, büyük tezahürat içinde gösteri yaptı. Küçük-büyük, kadın-erkek herkes gözlaşları döktü. Türk heyetinde yer alan delegeler de, bu tablo karşısında gözyaşlarını tutamadılar. Kerkük'te o gün, adeta yer yerinden oynamış ve halk kendinden geçmişti. Bu muhteşem karşılama töreni, Türklerin anavatan Türkiye'den neler beklediklerini ifade etmeye yetmişti. Korutürk'ün Kerkük'ü ziyareti, oradaki Türk Kültür Merkezi'nde yapacağı inceleme ile noktalanacaktı. Ancak Türk Kültür Merkezi'ndeki yetkililerden bilgi almakla yetinmeyen Korutürk, burada halkla da görüştü ve onların heyecanlarını yatıştırmağa gayret etti.
Bu ziyaretin ardından birçok kişi tutuklanarak, göz altına alındı. Korutürk'ün Kerkük'ü ziyaretinden hükümet büyük tedirginlik duymuştu. Bağdat yönetimi, bu çoşkun gösteriler karşısında, Türkleri sindirmek için yeni planlar hazırlama yoluna gitti. 1976'da ülkenin idari bölünmesinde, özellikle Türk bölgelerini kapsayan yeni düzenlemeler yapıldı. Bir ilçe olan Tikrit, Selahattin adı ile il yapıldı. Türklerin önemli ilçelerinden olan ve Kerkük'e bağlı bulunan Tuzhurmatu ve Tavuk, daha uzak olmalarına rağmen bu ile bağlandı. Buna karşılık Tikrit'e daha yakın olan ve Araplarla meskun bulunan Havice ilçesinin Kerkük'e bağlı kalması uygun görüldü. Bu karara bağlı olarak Çamçamal ilçesi Süleymaniye'ye, Kifri ilçesi de Diyala il sınırları arasına alındı.

Irak Hükümeti tarafından çıkarılan bir yasayla, Kerkük il sınırları içinde kalan Türklerin tarım arazileri yok pahasına kamulaştırıldı. Bu haksız uygulamaya karşı yapılan itirazlar sonucu yetkililer, söz konusu olan yasanın yürürlüğe konulmayacağına dair önceleri vaadde bulundular. Buna rağmen yasa yürürlüğe konuldu ve Türklere ait toprakların işletilmesine geçildi. Araplar tarafından topraklarına tecavüz edilen Türk köylülerinin itirazlarına karşılık, kendilerine "dilediklere yere gidip şikâyet etmeleri" söylenerek, adeta alay edildi. Konu ile ilgili olarak Türklerin resmi makamlara yaptığı başvurular ve şikâyetler sonuçsuz kaldı. Özellikle Kerkük'e bağlı Tazehurmatı bucağında, tek geçim kaynakları tarım olan Türk köylülerinin toprakları ellerinden alındı; bunların işletilmesi, o bölgeye yerleştirilen Araplara verildi.

Bağdat yönetimi, 1977'den itibaren Türklerin kurmuş oldukları sosyal ve kültürel dernek, sendika ve kulüplere de birer birer el koydu. Kerkük'teki öğretmenler, doktorlar ve mühendislerin meslek odaları, sendika ve kulüplerinin yönetimi Araplara verildi. Kızılay Derneği, Savre Spor Kulübü ile bütün meslek odaları da Araplaştırıldı. Bu arada Bağdat'ta faaliyet gösteren, Musul ve Erbil'de de şubeleri bulunan Türkmen Kardaşlık Ocağı'na da baskı yapan hükümet, bu ocağın her yıl serbest seçimle iş başına gelen yönetim kurulu üyelerini sıkıştırmağa başladı. Hükümet taraftarı ve Baas Partisi'ne mensup kişilerin, Ocak yönetimini seçimle ele geçirmeleri mümkün olamayınca, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılan bir kararla, Türkmen Kardaşlık Ocağı'nın yönetimi hükümet yanlısı bir ekibe verildi. Yıllarca Irak Türklerinin sosyal ve kültürel alanda en güçlü kuruluşu olan Kardaşlık Ocağı, bu karardan sonra, Irak'ta yaşıyan Türkleri temsil etme özelliğini kaybetti. Sonuç olarak Türklerin Kerkük ve Bağdat'ta kurmuş oldukları ocak, dernek ve kulüpler, teker teker ele geçirilerek, mal varlıklarına el kondu. Buralarda bulunan değerli kitaplar ve kitaplıklar imha edildi.






[ Geri Dön |

Okunma: 1185

 
     
  Copyright 2004 - 2006 © www.turktarih.net
Site tamamıyla bağımsız olup; hiçbir siyasi kurum ya da kuruluşla ilgisi bulunmamaktadır.
İsmail İpek
turktarih@turktarih.net
 
     
   
     
  This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial-Share Alike 2.5 License.
BAZI HAKLARI SAKLIDIR: İçerik Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 2.5 ile lisanslanmıştır. İçeriğin TurkTarih.Net tarafından üretilmiş kısmı, atıfta bulunularak, ticari çalışmalar haricinde, değiştirilmeden dağıtılabilir ve kullanılabilir. İçeriği forumlarda yada kendi sitenizde kullanırken, alıntının en altında konunun orijinaline link vermeyi unutmayın.
(CC) 2004 TurkTarih.Net
 
     
© turktarih.net-org &

Bu sitenin yapımı ve teknik işleri HTBilgi Bilişim Net Hizmetleri tarafından yapılmaktadır.
Tasarım: Volkan