|
Baas yönetimi, Türklere baskı yapılması hususunda yeni uygulamalara başvurdu. Bazı Türk bölgesinde yeni askeri tesisler kurulacağı gerekçesiyle, bu bölgelerde bulunan köyler boşaltıldı. Böylece birçok Türk kasaba ve köyleri, yeni uygulama sonucunda boşaltılarak, yerle bir edildi. Boşaltılan bazı köylere Araplar yerleştirildi. Kerkük'e yakın Bılava Köyü bu uygulamanın garip bir örneği idi. Yüzde yüzü Türk olan bu köy, askeri havaalanı yapılacak diye boşaltılırken, bunun tam yakınında olan ve Araplarla meskün bulunan 30 Temmuz Köyü'ne hiç dokunulmadı. Bılava'dan başka, Badava, Topzava, Kümbetler, Yayçı ve Tokmaklı gibi Türk köylerinin sakinleri, zorla yerlerinden edildiler. Bu arada köy sakinleri, hiç bir tazminat alamadan köylerinden göç ettirilip, başka bölgelerde iskân ettirilmeğe zorlandılar. Halis bir Türk köyü olan Beşir'den yüze yakın genç idam edildi. Köy halkı da yerlerinden alınarak, Erbil'e 7 km. mesafede bulunan Ben-i Sılava'daki kamplara sürüldü. Başka bölgelere sürülen Türk köylülerinin arkada bıraktıkları evleri, ya güneyden getirtilen Araplara verildi veya yıktırılarak ortadan kaldırıldı. Kerkük'te Türklerin yoğunluğunu azaltmak için başka yollara da başvuruldu. 600 m. genişliğindeki bir otoban inşa edilecek gerekçesiyle, yaklaşık 2 bin ev yıktırıldı. Bu arada Muhammediye Camii de yerle bir edildi. Daha sonra Tisin mahallesinde uluslararası bir tren istasyonu inşa edileceği ilan edildi. İnşaatın başlaması için, Türk bölgesi olan eski Tisin'de, bölgenin geleneksel mimari karakteristiğini yansıtan 500 eski ev de yıktırıldı. Yeni Tisin mahallesinde Türklere ait bin eve el konuldu. Evleri ellerinden alınan aileler, tekrar bu evleri satın almak için para da bulsalar yeni evlerine sahip olamayacaklardı. Çünkü daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, Türklerin Türk bölgelerinde taşınmaz mal edinmeleri yasaklanmıştı. Bilinen husus ise, istasyon inşaatı bitince bütün bu evler, Araplara verilecek ve Kerkük'ün Araplaştırılması planında bir adım daha ileriye gidilmiş olunacaktı.
[ Geri Dön |
Okunma: 866
|