|
26 Mart 1991 tarihinde, Bağdat'tan gelmekte olan ordunun, iyice Kerkük'e yaklaştığı, şehre düşmeğe başlayan top mermilerinden anlaşılıyordu. Kerkük'te halkın panik içinde, bir yerlere kaçmak telaşına kapılması da, ordu birliklerinin Kerkük'ü toplarla dövmeğe girişmesi ile başladı. İki koldan sivil ve silahsız halkın üzerine gelen ordu, gelişigüzel ateş açıyordu. Eli silahlı Kürt militanları, kenti zaten çoktan terketmişti. Çaresiz durumda olan halk, ne yapacağını bilemiyor, Kerkük'te kalıp akibetlerini beklemek veya göç etmek seçenekleri arasında karar veremiyordu. Şaşkınlık içinde yüzlerce aile, çoluk çocuk birarada Kerkük'ü terkederek, kuzeye doğru yönelmeğe başladı. Kerkük'ün varoşlarına yaklaşan ordu, hiç bir karşı koyma hareketi göremeyince, kentin içine daldı. Kentte kalan halkın büyük bir kesimi de, çaresizlik içinde akibetlerini bekler bir durumda idi. Buna rağmen birçok kişi, askerlerin ateşi altında can verdi. Bazı masum vatandaşlar da, evlerine düşen top mermileri sonucu hayatını kaybetmişti. Altunköprü ve Erbil yönüne doğru hareket eden gruplar içinde, artık dramatik bir yolculuk başlamıştı. Kaçışan halkı karadan takip eden ordu güçlerine, askeri helikopterler de havadan destek veriyor, perişan ve bitkin halde olan savunmasız halkı, havadan ateş altında tutuyordu.
[ Geri Dön |
Okunma: 832
|