Yaşaman: Roman;
Ölümün : Şiir.
Sana yok ne taş,
Ne de bir mezar.

Hüseyin Nihâl Atsız

 
Ana Kategorilerimiz
Tüm Kategorilerimiz
Bağlantılar
 
 
Sultân II. Süleyman Hân
 

Osmanlı Padişahları >> Sultân II. Süleyman Hân

Padişahlık Sırası 20
Saltanatı 4 Yıl
İslâm Halifelik Sırası 85
Cülüsu 8 Kasım 1687
Babası Sultan İbrahim Hân
Annesi Sâliha Dilâşüb Sultan
Doğumu 15 Nisan 1642
Vefâtı 22 Haziran 1691
Kabri İstanbul Süleymaniye Camiî Bahçesindedir

Osmanlı sultanlarının yirmincisi, İslâm halîfelerinin seksen beşincisi. Sultan İbrâhim Hanın oğlu olup, 15 Nisan 1624 târihinde İstanbulâÂ?Â?da, Sâlihâ Dilâşub Sultandan doğdu. Şehzâdeliğinde mükemmel tahsil ve terbiye gördü. Kardeşi SultanDördüncü Mehmed Han (1648-1687) zamânında sarayda husüsî hocalardan ders aldı. Hattât Tokatlı Ahmed Efendiden, sülüs ve nesîh hattını öğrendi. Sultan Dördüncü Mehmed Handan sonra, 8 Kasım 1687âÂ?Â?de Osmanlı sultanı oldu.

Sultan İkinci Süleymân Han tahta çıktığı zaman, Osmanlı ordularında Viyana bozgunuyla başlayan çözülme ve toprak kaybı devâm ediyordu. Venedik, Mora Yarımadasını işgâl etti. Avusturya Vişegrad, Uyvar ve EstergonâÂ?Â?un ardından 160 yıllık Türk yurdu BudinâÂ?Â?e girdi. MacaristanâÂ?Â?da ise Türk hâkimiyeti sona ermek üzere bulunuyordu. Ayrıca bu mağlubiyetler hazîne gelirleri üzerinde olumsuz tesirler yaptığı gibi, AnadoluâÂ?Â?daki eşkıyâlık hareketlerini de körüklüyordu. Avusturya Cephesi, serdârı Yeğen Osman Paşanın kendisi bir âsi lideri gibi RumeliâÂ?Â?de yolsuzluk yapıyor, zorla usülsüz vergiler topluyordu. Bu sırada 8 Eylül 1688âÂ?Â?de Belgrad da düştü.

Devlet içindeki karışıklıklar ve MacaristanâÂ?Â?ın elden çıkarak, BelgradâÂ?Â?ın düşmesi, Sultan İkinci Süleymân Hanı çok üzdü. Emir dinlemeyip, pekçok kalenin düşmesine sebep olan Osman Paşanın katline fetvâ verildi. Avusturya cephesi serdârlığına Receb Paşa tâyin edildi. Pâdişâh sağlığının elvermemesine rağmen, askeri teşvik için ordunun başında EdirneâÂ?Â?den SofyaâÂ?Â?ya kadar geldi ve harekâtı bizzat buradan idâre etmeye başladı.

1689âÂ?Â?da KırımâÂ?Â?a saldıran Rus kuvvetlerini Selim Giray Han az bir kuvvetle dağıtarak perişan etti ve ağır kayıplar verdirdi. Vidin Muhâfızı Sarı Hüseyin Paşa, Tuna kenarındaki Gladova ve Orsova kalelerini düşmandan geri aldı. VişegradâÂ?Â?ı muhâsara eden on iki bin kişilik Avusturya kuvveti bozguna uğratıldı. 1689 yılında Fâzıl Mustafa Paşanın sadârete getirilmesinin ordu üzerindeki tesiri çok müspet oldu. Mustafa Paşa, ilk iş olarak bir adâletnâme neşrederek memleketin umümî ahvâlini yoluna koydu. Aldığı âcil tedbirlerle hazineye yıllık 4000 kese fazla para sağladı. Yeniçeri ocağı yoklanıp ulüfeye müstehak olmayanların isimlerini sildirdi. Orduyu disiplinli ve intizamlı bir hâle getirdi. Fâzıl Mustafa Paşa 1690 yılında EdirneâÂ?Â?den hareketle çıktığı Avusturya Seferinde düşman kuvvetlerini mağlup ederek, Şehirköy, Müsâ palangası ve Niş şehrini aldı. Osmanlı Devletinin batıda en önemli serhad kalesi olan BelgradâÂ?Â?ı altı günlük bir kuşatmadan sonra fethetti. Bu zaferler Osmanlı ülkesinde büyük sevince vesîle oldu.

Hastalığı sebebiyle Dâvüdpaşa Kışlasına kadar arabayla gelen Süleymân Han, burada Fâzıl Mustafa Paşayı huzüruna kabul edip; âÂ?Â?Hoş geldin. Berhudâr ol, yüzün ak, kılıcın berrak, ekmeğin sana helâl olsun, arzüm üzere hizmet eyledin. Seleflerinden birine böyle bir ulu gazâ müyesser olmadı.âÂ? dedikten sonra ordu erkânının önünde samur erkan kürkünü sadrâzama giydirdi. Belinden çıkardığı hançeri beline ve bir kıtâÂ?Â?a murassa pençe sorgucu da başına taktıktan sonra; âÂ?Â?Ben mükâfat vermeye kâdir değilim. Allahü teâlâ iki cihânda yüzünü ak etsin.âÂ? diye duâda bulundu.

Bu sırada Mora Serdârı Koca Halil Paşa da Venediklilerin elinde bulunan AvlonyaâÂ?Â?yı otuz bir günlük bir muhâsaradan sonra ele geçirmişti. 13 Mayıs 1691âÂ?Â?de Sancak-ı şerîfi tekrar Fâzıl Mustafa Paşaya vererek, Avusturya Seferine duâ ile yolcu eden İkinci Süleymân Han, bir müddet sonra İstanbulâÂ?Â?a yakın Yoncaçeşme mevkiinde vefât etti (22 Haziran 1691/26 Ramazan 1102). İki gün sonra SüleymâniyeâÂ?Â?ye getirilip, SultanSüleymân Hana âit kabrin sağ tarafına defnedildi.

İkinci Süleymân Han kadirşinas, halîm, cömert ve temkinli bir pâdişâhtı. Fakir, muhtaç ve ihtiyâç sâhiplerine pekçok ihsânlarda bulunurdu. Saltanat müddeti iç ve dış gâilelerle geçti. Bilhassa, Avusturya karşısında alınan mağlubiyetler dolayısıyla, herkesin Rumeli elden çıkıyor, diye AnadoluâÂ?Â?ya kaçtığı sırada, muktedir devlet adamı Köprülüzâde Fâzıl Mustafa Paşayı iş başına getirerek, kaybedilen yerleri devlete tekrar kazandırdı. Memleket içerisinde îmâr faâliyetleriyle de ilgilenen Süleymân Han, kendisi de Fener Kulesi ileİzmirâÂ?Â?de bir câmi inşâ ettirdi.






[ Geri Dön |

Okunma: 2254

 
     
  Copyright 2004 - 2006 © www.turktarih.net
Site tamamıyla bağımsız olup; hiçbir siyasi kurum ya da kuruluşla ilgisi bulunmamaktadır.
İsmail İpek
turktarih@turktarih.net
 
     
   
     
  This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial-Share Alike 2.5 License.
BAZI HAKLARI SAKLIDIR: İçerik Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 2.5 ile lisanslanmıştır. İçeriğin TurkTarih.Net tarafından üretilmiş kısmı, atıfta bulunularak, ticari çalışmalar haricinde, değiştirilmeden dağıtılabilir ve kullanılabilir. İçeriği forumlarda yada kendi sitenizde kullanırken, alıntının en altında konunun orijinaline link vermeyi unutmayın.
(CC) 2004 TurkTarih.Net
 
     
© turktarih.net-org &

Bu sitenin yapımı ve teknik işleri HTBilgi Bilişim Net Hizmetleri tarafından yapılmaktadır.
Tasarım: Volkan