Sırpsındığı Zaferi'ni Kazanan Kumandan
HACI İLBEYİ
Sayıları 60 bin ile yüz bin
arasında olduğu tahmin edilen büyük Haçlı ordusu
Edirne'nin kuzeydoğusundan Meriç kenarındaki Sırpsındığı
mevkiine gelmişti. Buradan Edirne üzerine yürüyüp
Edirne'yi alacak, daha sonra Müslümanları Anadolu'dan
çıkaracaklardı. Hayalleri buydu. Ve gördükleri kadarıyla
önlerinde bir engel de yoktu. Çünkü yüreklerine korku
salan şanlı bir devletin padişahı Sultan I.Murad büyük
ordusuyla birlikte Bursa'da idi. Rümelinde bulunan Lala
Şahin Paşa'nın kuvvetleri de sınırlıydı. İşte bütün
bunları hesap ederek büyük bir sevinçle içip eğlenmeye
koyulmuşlardı. Onların bu durumunu yakından takip eden
Osmanlı Devletinin gazalarda pişmiş şanlı bir kumandanı
vardı; Hacı İlbeyi. Keşifte bulunmak üzere on bin gazi
dervişiyle yola çıkmış ve düşmanın konakladığı yere
yakın ormanlıkta askerlerini mevzilemişti.
Düşman sarhoş olmuştu. Hepsi kendilerinden geçmişti.
Bu durumu gören Hacı İlbeyi kendilerinden on misli
kalabalık düşmana hücum ederek imha etmeyi planlamış ve
bu planını askerlerine şöyle açıklamıştı:
"Arkadaşlar, düşmanımız savaşa değil,
düğüne gider gibi gelmekte. Geceleri şarap içip sarhoş
olmaktalar. Bunlar ordu değil, bir yığın sarhoş
sürüşüdür. Bir sürü koyun, bir kurt'a birşey yapamaz ama
bir kurt bir sürü koyunu parça parça eder. Hele bu
sürüye saldıracak olanlar sizin gibi aslan yürekli bir
alay şahbaz yiğit olursa, düşman, güneş karşısında
kalmış kar gibi erir, dayanamaz. Gece yarısından sonra
düşmana üç koldan, dağılmadan ve topluca saldıracağız.
Bir vurup kenara çekileceğiz. Düşman bocalayacak ve
şaşıracaktır. Sonra tekrar saldıracağız. Allah bizimle
beraberdir. Biz buralara kadar Allah'ın ismini
yükseltmek ve İslâmı yaymak için geldik. Düşmanın
çokluğuna bakmayınız. Ecdadımız Alparslan koca bir
orduyu mağlup etti. Krallarını da esir aldı. Ben, güneş
zulmeti boğar, dünyayı nura gark ederken, Balkan
dağlarının ufkunda zaferin kucak açıp bizi beklediğine
inanıyorum."
Bu konuşmadan sonra Hacı İlbeyi Mehteran'ın ceng
havası çalmasını emretmiş ve yeri göğü inleten ceng
havalan çalınmaya başlar başlamaz, "Bismillah,
hücum!" diyerek askerlerini üç koldan hücuma
geçirmişti. Sarhoş ve uyku sersemliğinde iken aniden
hücuma uğrayınca neye uğradığını şaşıran düşman
askerleri paniğe kapılmış ve telaştan birbirlerini
kırmaya başlamışlardı. Onlar Sultan Murad'ın ordusuyla
gelip hücuma geçtiğini zannetmişlerdi.
On bin gazi dervişin kılıçlan yıldırım gibi
işlemekteydi. Haçlı ordusunun büyük bir kısmı kısa bir
zamanda imha edilmiş, kalanları ise can havliyle
kaçışmaya başlamıştı. Macaristan kralı I.Layoş da
kaçanlar arasındaydı.
1364'te kazanılan bu zafer Anadoluda büyük sevinçle
karşılandı.
İşte Sırpsındığı'nda Haçlı Ordusunu imha eden bu
namlı kumandan Osmanlı devletinin Rumelindeki
fetihlerinde büyük payı bulunan Hacı İlbeyi'dir.
1305 yılında Balıkesir'de dünyaya gelen Hacı
İlbeyi'nin babası Karasi Beylerindendi. Kendisi de
Karasi Beyi Dursun Beyin emirlerinden birisiydi. Hac
vazifesini ifa ettikten sonra "Hacı İlbeyi" diye anılır
olmuştu. Orhan Gazi zamanında Karasi Osmanlılara geçince
Hacı İlbeyi de Karasi Beyi tayin edilen Şehzade
Süleyman'ın maiyetine girmişti.
Süleyman Şah ve Evranos Gazi ile birlikte Rumeli
fütuhatına katılan Hacı İlbeyi, Sultan I.Murad
Hüdavendigâr tahta çıkınca Rumeli kumandanı olmuştu.
Gözüpek ve mahir bir kumandan olan Hacı İlbeyi
maiyetindeki gönüllü askerlerle fetihten fetihe koşmaya
başlamıştı. Sırasıyla, Dimetoka, İskeçe, Kavala, Dırama,
Yenice, Dedeağaç ve Serez'i fethederek Osmanlı
topraklarına dahil etti. Sultan Murad da fethedilen bu
topraklara, Anadoludan müslüman aşiretleri gönderdi.
Hacı İlbeyi Edirne'nin fethinde de bulundu ve fetihte
büyük rol oynadı.
Gazalarda pişmiş serdengeçtilerle sınır boylarında at
koşturan Hacı İlbeyi, Kırklareli, Tekirdağ, Çorlu ve
Kuleliburgaz'm Osmanlı topraklanna katılışında büyük rol
oynadı.
Osmanlı Devletinin Avrupa kıtasındaki büyük
fetihlerinde onun kılıcının ve maharetinin payı
vardır.
Rumeli fâtihlerinden Hacı İlbeyi 1364'te vefat
etmiştir.