|
Osmanlı Devletinde saray mutfağı. Matbah-ı Hümâyûn. Topkapı Sarayında, orta
kapıdan içeriye girildiği zaman, Alay Meydanının sağ tarafında baştan aşağı
Matbah-ı Âmire binâları mevcuttur. Matbahın Alay Meydanına açılan üç kapısı
vardır. Kapılardan içeriye girilince ikişer ikişer yirmi bacalı büyük
mutfaklarla karşılaşılır. Mutfak binâlarının önünde Matbah-ı Âmire
görevlilerinin, aşçı ve tablakârlarının koğuşları ile mescidleri bulunur.
Matbah-ı Âmire büyük ve küçük olmak üzere iki kısımdı. Büyük mutfakta saray
halkı, dîvân günü sofraları ve törenler için yemek hazırlanırdı. Hergün yaklaşık
dört-beş bin kişiyi doyuracak yemek çıkarılan bu mutfakta Vâlide Sultan,
Kızlarağası, Kapıağası ve Kilercibaşı Matbahı gibi bölümler vardı. Küçük mutfak
ise, pâdişâhın özel yemeklerinin pişirildiği yerdi ve “Matbah-ı Hümâyûn,
Matbah-ı Has” ve “Kuşhâne” gibi isimlerle anılırdı. Matbah-ı Âmirede hergün
mûtâd olarak verilen yemeklerden başka, ulûfe (maaş) dağıtıldığı günlerde 10-15
bin askere yemek verilirdi. Ramazan ayının on beşinci gecesi on bin Yeniçeriye
baklava; dîvân günlerinde ise 600 sahan çorba, zerde, pilav hazırlanırdı.
Matbah-ı Âmirenin bir kısmına “Helvahâne” denirdi. Her türlü tatlılar, reçeller,
şuruplar ve mâcunlar ile kokulu sabunlar burada yapılırdı.
Matbah-ı Âmire aşçılarıyla pâdişâh, şehzâde, vâlide sultan ve sâirenin
yemeklerini pişiren aşçıların pişirdikleri yemek îtibâriyle miktarları
çeşitliydi. Bunlar arasında aşçıbaşı, ocakbaşı, kebâpçı, tatlıcı, hamurcu,
pilavcı ve balıkçı başlıcalarıdır.
Kuşhâne matbahına zülüflü baltacılar arasından kâbiliyetli ve îtimâd edilir
iki kişi seçilirdi. Birincisine Kuşçubaşı, diğerine İkinci denirdi. Her matbahta
mesleğinin ehli aşçı, usta, kalfa ve şâkirtleri, bunların maiyetlerinde de
yamaklar bulunurdu. Her matbahın bir aşçı başısı mevcut olup, âmirlerine “Baş
aşçı” denilirdi.
Sarayda mutfak işlerine bakan memura “Matbah-ı Âmire Emini” adı verilirdi.
Matbah-ı Âmire Emini, “Hâcegân” rütbesindeydi. Matbah-ı Âmire Emini mutfak
ihtiyâçlarını karşılayan, masraf ve gider defterlerini tutan ve baş muhâsebeye
karşı sorumlu bulunan levâzım müdürü hüviyetindeydi. Başlıca vazîfeleri; saray
mutfağının bütün ihtiyâçlarını karşılamak, hesaplarını tutmak ve emri altında
bulunan memurları idâre etmekti. Memurların tâyin ve azilleri Enderun
Kilercibaşısı tarafından yapılırdı. Kiler emini, çâşnigir, matbah-ı âmire kâtibi
ve kethüdâsı kendisine yardım ederdi. Bunların dışında Matbah-ı Âmirenin diğer
hizmetlileri olarak yoğurtçular, sütçüler, sebzeciler, tavukçular, simitçiler,
buzcular, karcılar, sakalar, mumcular, fırıncılar, buğday döğücüler, helvacılar,
bozacılar, kasaplar çoğunlukla acemi ocağındaki asker adayları arasından
seçilirdi.
Matbah-ı Âmirenin ihtiyâçları Mısır ile Eflâk voyvodalığından; Koçhisar,
Atranos, Harmancık, Keşan, Eğriboz, İzmit, İstanköy ve Sakız mukâtaalarından
para veya mal olarak karşılanırdı. Matbah-ı Âmirenin her yıl devir muhâsebesi
yapılır, bu münâsebetle memurlara devriye adı ile ayrı bir ikrâmiye verilirdi.
Matbah-ı Âmire emirleri de görevlerinden ayrıldıkları zaman yine devir işlemleri
yaparak hesapları kapatırlardı.
Matbah-ı Âmire Eminliği, İkinci Mahmûd’un son yıllarında Gümrük Eminliğine
katılarak “Matbah-ı Âmire İdâresi” adını aldı. 1838’de de Darphâne Nezâretine
bağlanarak ortadan kaldırıldı. Matbah-ı Âmire, Dolmabahçe ve Yıldız saraylarında
saltanatın sonuna kadar devâm etti.
[ Geri Dön |
Okunma: 1516
|