|
Osmanlı Devletinde İstanbul’daki saray ve devlete âit binâların bakımı ve
tâmiriyle uğraşan ve saraylara gerekli olan şeyleri satın alan kimse.
Şehremininin yukarıdaki hizmetlerinden başka, sarayların vekilharçlığı,
hastahâne arabalarının tâmiri, surre alayında lâzım olan mühimmâtın tedâriki,
enderûnun bâzı ihtiyaçlarının temini ve îcâbında bunların tâmiri, nakliyat
ambalajlarının yapılması gibi görevleri vardı. Ayrıca sarayın ve içoğlanlarının
bâzı ihtiyaçlarının alınması, hassa ve dârüssaâde ağası matbahına her sene
verilmesi lâzım gelen lüzumlu malzemelerin temini ve her sene eski saraya
verilen bâzı âletlerin tedâriki gibi görevleri de bulunuyordu.
Fâtih Kânunnâmesi’ne göre, şehremini, teşrifâtta defteremininden sonra ve
reisülküttâptan önce gelirdi. Terfi ederse, defterdâr olurdu. Genellikle dîvân-ı
hümâyûn hocalarından seçilen şehreminlerinin muayyen maaşları vardı. On beşinci
yüzyıl ortalarında yevmiyeleri yüz yirmi akçeydi.
Şehreminlerinin emrinde su nâzırı, kireççibaşı, ambar müdürü, ambar kâtibi,
sermîmar ve tâmirât müdürü gibi görevliler vardı. Şehremini dâiresi sarayın
birinci avlusunda, yâni Bâb-ı Hümâyûnla orta kapı arasındaki sâhanın solunda
bulunmaktaydı. Dîvân-ı Hümâyûn toplantılarında şehreminleri dîvâna gelip diğer
eminlerle berâber dışarda muayyen bir yerde otururlar, kendilerinden bir şey
sorulacak veya bir emir verilecekse dîvâna çağrılıp mütâlaaları alınır ve icâb
eden tebligât yapılırdı.
On yedinci asrın ikinci yarısında, saray mühimmâtı ve enderûn hademeleriyle
eski saray hademelerinin yiyecek ve içecekleri ve bâzı tâmirât ve inşaat için
şehreminine senede 6900 kese akçe veriliyordu. On sekizinci asırda ise,
şehremini mâliyeden senede 850.000 kuruşluk bir tahsisât almaktaydı.
Zaman zaman resmî binâların inşâ ve tâmirlerinde şehreminiyle mîmârbaşıların
berâber çalışmaları aralarında ihtilâfa sebep olurdu. Bu sebeple 1831 yılında
her iki vazîfe, yâni şehreminliğiyle mîmarbaşılık birleştirilerek Ebniye-i Hâssa
Müdürlüğü ihdâs edilmiş ve şehreminliği kaldırılmıştır.
Ebniye-i Hâssa Müdürlüğü 1849 yılına kadar müstakil, bu târihten 1856 yılına
kadar da Ticâret ve Nâfiâ Nezâretine bağlı olarak görevini yürüttü. Bu târihten
îtibâren ise, şehrin temizliğini sağlamak ve güvenliğini korumak üzere kurulan
şehremânetine bağlandı. Bu teşkilât başlangıçta, bir şehremininin başkanlığında
iki yardımcıyla İstanbul halkının ve esnafının ileri gelenlerinden kurulu, karma
bir şehir meclisinden meydana gelmekteydi. Sonradan bu kuruluşun şeklinde bâzı
değişiklikler yapıldı. 1867’de uygulanan teşkilât ve usûllerle bugünkü
belediyeciliğin ilk temelleri atılmış oldu. Devletin her şehir ve kasabasında;
şehremâneti denilen belediye teşkilâtı kuruldu. Nihâyet Cumhûriyet devrinde
kabul edilen bir kânunla şehremâneti tâbiri kaldırıldı (1930).
[ Geri Dön |
Okunma: 1455
|