Eyyubîler Devleti (1171-1252)
Tarihte Türkler'in kurdukları hanedanlardan birisi de Eyyübîler'dir.
Hanedân'ın kurucusu Selâhaddin'in babasının adından dolayı tarihte
Eyyübîler olarak bilinen bu Türk devleti, günümüzde bölgede sun'î olarak
yaratılmak istenen bir millete, olmayan tarihinin yerine ikâme edilmeye
çalışılmaktadır. Bunun başlıca sebebi Eyyüb'un babası Şadî'den önceki
ailenin soyunun, tespit edilememiş olmasıdır.
Bu sebeple bazı tarihçiler, Selâhaddin'in hemen ölümünden sonra (1193),
bu hanedanı Araplaştırmaya uğraşan devrin Arap asıllı tarihçilerinin
etkisinde kalarak, Selahaddin Eyyübî'nin menşeini Araplaştırmaya
çalışmışlardır. Diğer yandan özellikle bölücü unsurlar ve bunların
ideologları da, kendilerine yeni millî tarih yaratmak gayesiyle, bu
hanedanın Türk'ten ayrı başka bir millete ait olduğunu iddia
etmektedirler.
Tarihî gerçeklere baktığımızda, bu iddiaların hiçbir geçerli tarafının
olmadığını görürüz. Devletin kurulduğu coğrafî bölge Mısır ve çevresidir.
Halkın büyük çoğunluğu Arap olmakla beraber, ordu ve idareci zümre Türk
çoğunluğun kontrolündedir. Aynı bölgede daha önce Tolunoğlu Ahmed kendi
hanedanını kurmuş (875) ve bu hanedan 905 yılına kadar devam etmişti.
Daha sonra, yine başka bir Türk komutanı Toğaçoğlu Muhammed Ebu Bekir,
tarihte İhşidî adıyla anılan hanedanı kurmuş ve bu hanedan (935-969)
yılları arasında bölgeye hakim olmuştur. Her iki Türk hanedanı, Abbasî
halifeliğinin bir politikası olarak Türk komutanları ile Türk askerlerine,
orduda büyük yer vermelerinin sonucunda doğmuştur. İhşidîler'i 969 yılında
yıkan Şiî Fatımî devletine de Selahaddin Eyyübî, Musul Atabek'i Nureddin
Mahmud Zengî'nin bir Türk komutanı olarak Mısır'a gelmiş ve son vermiştir
(1171).
Bağlı bulunduğu Nureddin Mahmud'un ölümüne kadar (1174), Nureddin
Mahmud'un bir valisi olarak hareket eden Selahaddin bilâhare istiklâlini
ilân etmiştir. Eyyübî Türk devletine son veren ve yerine Türk Memlük
devletini kuran İzzeddin Aybeg de, Mısır'daki Türk ordusu komutanlarından
birisidir. Bu tarihî gerçekler, halkın çoğunluğunun Arap olmasına
karşılık, ordunun ve hanedanın Türkler'de kaldığını, açıkça
göstermektedir.
Eyyübî hanedânı üyelerinin büyük çoğunluğunun adları, en eski Türk
adlarıdır. Selahaddin'in ağabeyinin adı Turanşah'tır. Kardeşlerinin adları
ise, Tuğtekin ve Böri'dir. Selâhaddin'in dayısının adı, Şihabeddin Mahmut
b. Tüküş idi. Selahaddin'in annesi ise özbeöz Türk'tür. Gene Selâhaddin'in
hanımlarından birisi olan Unar Bey kızı İsmetüddin Amine Türk'tür. İki
eniştesi de Türk'tür. Bunlardan birisi, Unaroğlu Sadeddin Mesut; diğeri
ise Muzafferüddin Gökbörü idi.
Eyyübî hanedanının bir Türk hanedanı olduğunun en açık delillerinden
birisi de, devrin şairlerinden İbn Senâül-mülk'ün, Haleb'in Selâhaddin
tarafından alınmasından sonra yazdığı medhiyesidir. Bu medhiyenin bir
beyitinde, şair şöyle demektedir: "Arap milleti, Türkler'in devletiyle
yüceldi. Ehl-i Salip (Haçlı) davası, Eyyüb'un oğlu tarafından perişan
edildi."
Eyyübî hanedânının devlet teşkilatı, Karahanlı ve Gazneli Türk
devletlerinde başlayan ve Selçuklular'la gelişen teşkilatın aynıdır.
Sultan, Divan, Meşveret yani Kurultay, Üstâzüddâr (saray idaresi,
şarapdarlık, çeşnigîrlik gibi görevleri yürüten kişi), Hâcîblik,
Silâhdârlık, Emîrahurluk, Davâdârlık, el-mükebbis, taşdarlık, çavuşluk
gibi saray teşkilâtı, Türk-İslâm devletlerinin bir devamıdır. Adliye
işlerine bakan kazaskerlik müessesesi bilindiği üzere Osmanlılar'da devam
edecektir.
Eyyübî ordusunun temelini ve büyük çoğunluğunu Tavâşî adı verilen Türk
memlükları teşkil etmekte idi. Bu Türk ordusu, bağlı bulundukları
komutanların adlarına göre el-Nuriyye, el-Esediyye, el-Necmiyye,
el-Salâhiyye gibi adlarla adlanırlardı. Selâhaddin devrindeki bu Türk
Memlüklu ordusu komutanları arasında Bahaeddin Karaküş, Şerefeddin Karakuş
el-Takavî, İzzettin Cavlı, Şarimüddin Kutluaba, Hüsameddin Sungur
el-Halâtî gibi Türkler bulunmakta idiler.
Hakimiyet alâmetlerinden birisi de, bilindiği üzere bayraktır.
Eyyübîler'in bayrağı sarı renkte idi. Amblemi de kartaldı. Eyyübî hanedânı
Türk geleneklerine uyarak, açık sarı rengi kendi hakimiyet rengi olarak
kabul etmişti. Ayrıca bayrağına, bir Türk amblemi olarak kartalı koymuştu.
Kartal, Eyyübîler'den başka Selçuklular'ın, Artuklular'ın da devlet
sembolü olmuştur.
Türk hakimiyet sembollerinden birisi de mehter'dir. Eyyübî sarayında da
Türk geleneklerine göre yer alan mehter, nevbet vurur ve büyük saygı
görürdü. Hatta Selâhaddin, gözde cariyelerinden birisini, sarayın yüksek
memurlarından birisi olan mehterbaşı ile evlendirerek, bu kuruluşa verdiği
değeri göstermişti.
Selâhaddin'in hayatta bulunduğu sürede, büyük bir Türk-İslâm devleti
özelliğini gösteren Eyyübî hanedânı, Selâhaddin'in ölümünden sonra,
oğulları ve kardeşleri arasında paylaşılmıştır. Mısır'daki son Eyyübî
hükümdârı Turanşah, Türk Memlük komutanlarından Aybeg tarafından ortadan
kaldırılmıştı (1250).