İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Biyografi
  3. Mimar Sinan ve Eserleri

Mimar Sinan ve Eserleri

Osmanlı devletine yapmış olduğu eserlerle bir çok kez katkıda bulunan Mimar Sinan hakkında bilmeniz gerekenleri anlattık.

Mimar Sinan Hayatı

Doğduğu topraklara hizmet etme sevdası onu mimar yaptı. Anadolu’nun bağrından yetişen büyük bir dehadır. Kayseri şehrinin Agrianos adlı köyünde doğdu. Ağırnas olarak bilinen bu küçük karyeden Yavuz döneminde devşirilerek İstanbul’a getirildi. Irk olarak Ermeni diyenlerin olduğu gibi Rum diyenler de vardır. Gerçek tabasının Türk olduğunu iddia edenlerde hatırı sayılır çokluktadır. Mimar Sinan kimdir?

Acemi oğlan vazifesi yaptıktan sonra yeniçeri olarak Selim Han’ın mısır seferi gibi birçok savaşa iştirak etti.  Kanuni’nin çıktığı İran üzeri seferi esnasındaki üstün azim ve yararlılıktan ötürü Hasellik nişanesi ile taltif edildi. Van gölü kenarlarında orduyu hümayunun engeli ehven bir şekilde aşması adına on beş gün gibi kısa bir zaman zarfında tam üç tane kadırga inşa ederek kolaylıklar sağlaması derecesini arttırmasına yarayan hadisedir.

Kendisini, dünyanın tanıdığı vazifeye getiren olay da yine orduyu hümayuna sağladığı geçiş yararlılığı nedeni iledir. Seneler 1538’i gösterir iken Prut üstünden geçiş bir türlü mümkün olamamaktadır. Burada da devreye giren Sinan, on gün gibi bir zaman diliminde yüksekçe köprü inşa ederek orduyu hümayunun geçişini sağlamıştır. Böylelikle Cihan’ın tanıdığı baş Mimarlık vazifesi ile vazifelendirilmiştir. Bu vazifeyi aldığında henüz 49 yıllık bir ömür sürmüştür.

Mimar Sinan’ın Eserleri

Sinan, daha mimar başı olmazdan önce ortaya koyduğu üç yapı (külliye) oldukça dikkatleri celp eder. Halep şehrindeki Hüsreviye bunların ilki olarak zikredilir. Gebze tarafındaki rengârenk taşlı Çoban Mustafa, içerisindeki yapıların oluşturduğu estetik harikası ile göze çarpar. Son olarak da gizli sevdası adına ortaya koyduğu Haseki şaheseridir.

(1543-1548) Sinan’ın sanat anlayışının ve İslam mimarisinin bütünleşip yol kat etmeğe vardığı aşamalardan ilki Şehzadebaşı’dır. Camii ve içyapısındaki ahenkli harmoni olan külliye ilk basamağını teşkil eder. Tevhit anlayışının hâkim olduğu İslam mimarisinin nüveleri görüldüğü bu eseri kendileri çıraklık olarak addetmektedir. Bu eşsiz mabet, sonrasındaki tüm mabetlerin nüvesini ve ilham kaynağı olarak mihenk taşlığını teşkil etmiştir.

(1550-1557) Kalfalık olarak addettiği ve harikulade kelamı dahi yavan kalacak nitelikteki bu nadide yapının adı Süleymaniye’dir. Külliyenin tüm unsurlarının kattığı ahenk başlı başına dehşettir. Cami iç ve dış yapısı henüz bugünün teknolojisi ile dahi çözülemeyen bilgi, beceri ve donanıma sahiptir.

(1575) Gerek kubbesinin çapı ile gerekse de kubbe taşıyıcıları ile dünyada eşi ve benzeri olmayan yegâne eserdir. Yekpare görüntüsünün kattığı vahdet anlayışının harikulade bir ürünüdür. Kendisinin Ustalık olarak addettiği bu eşi olmayan yapı bir dünya harikasıdır. Günümüz mimarlarının hayranlıkla izleyip inceledikleri doyumsuz yapının dört adet minaresi bulunmaktadır. Minarelerin üçer tane şerefeleri bulunmaktadır. Bu şerefelere ise her bir minareden çıkılan üç tane yol ve yer mevcuttur. Birbirlerini çıkanların görmediği estetik harikası bir eserdir.

Ayasofya’ya 1573 senesinde bir dizi tadilat ve tamirat yaptı. Kubbe bakımı ile yaptığı tetkikler neticesi etrafına revaklı duvarlar ile destekledi. Günümüz mimarları Ayasofya’da yaptıkları incelemelerde sütunlar ile kubbe arasındaki boşluğu tespit ettiler. Mimarlar; bu gün bu nadide eser hala ayakta ise bunu Sinan’a borçluyuz demekteler.

BİR ÖMÜRDE DÜNYA SAKLI

49 yıllık mimarbaşılık ömrüne 81 adet cami ile 51 tane mescidi sığdırmayı başarmasının yanı sıra; 55 tane de medrese ile 26 adet darül-kurra ve 17 tane türbeyi sığdırmış koca bir sanatkârdır. Tüm bunların yanında 17 tane imarethane ile 3 hasta haneyi ve 5 adet suyolu yani su kemeri ile 8 köprüyü yapan usta; 20 tane kervansaray ile 36 adet saray inşa etmiştir. 8 mahzen ile 48 adet hamam da eklendiğinde toplam eseri 375 rakamını bulmaktadır.

Yorum Yap

Yorum Yap