İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Osmanlı Imparatorluğu
  3. Osmanlı Devletinin Hızlı Yükselişinin Sebepleri

Osmanlı Devletinin Hızlı Yükselişinin Sebepleri

Osmanlı Devletinin Hızlı Yükselişinin Sebepleri, savaşlarda izlenilen yollar, savaş sonrası yapılan icraatlar, osmanlı tarihinin önemi

Osmanlı Devletinin Hızlı yükselişi
İlgili Yazı

Osmanlı Devletinin Kuruluşu

Osmanlı devletinin hızlı yükselişinin sebepleri‘ni sıralamak gerekirse;

    1. Osman Gazi ve ondan sonra gelenlerin gerçekleştirdiği fetihler, Anadolu halkı için yeni gaza ve yerleşme alanları açmaktaydı. Osmanlı Devletinin devamlı ilerlemesini gören Anadolu topraklarındaki yiğit ve savaşçı gaziler gittikçe artan bir sayıda, Rumeli uclarına akın ediyordu.
    2. Samsa Çavuş, Konur Alp, Akçakoca, Aykut alp, Abdurrahman Gazi, Hacı İlbeyi ve Evrenos Gazi gibi hareket özgürlüğü olan beylerin emrinde toplanan birlikler, devamlı taarruz ve ilerlemeyle yeni hatlara yerleşiyorlar ve akınlar devam ediyordu.
    3. Fetih yapılan bölgelere, Anadolu’dan göçen Yörük ve köylü toplulukları, alp-erenler, dervişler, ahîler öncülük etmekteydiler. Onlar gazilerin yanında, hatta bazen ilerisinde tekkeler kurarak, sonradan gelen köylüler için tutunma ve toplanma merkezleri meydana getiriyorlardı.
  1. Anadolu topraklarından gelen fakir köylülerle ırgatlar, zaviye etrafında, ekseriya derviş adı altında; bazı sorumluluklardan muaf olarak toprağı işleyerek bir Türk köyünün doğmasına yol açmaktaydılar. Nitekim Trakya taraflarında köy adlarının büyük çoğunluğu bu gibi derviş, şeyh veya fakihlerin isimlerini bugün bile taşımaktadır.
  2. Osmanlı fetihleri sadece kılıçla değil, daha çok istimâlet adı verilen birleştirici ve sevdirici bir politika nedeniyle gerçekleşmekteydi. Osmanlı idaresinin, gayrimüslimlere can ve mal güvenliğiyle dinlerinde serbestlik tanıması, onların gitgide kolayca İslamı kabul etmelerine sebep oluyordu. Yine bu durumun sonucu olarak çok kez geniş bölgeler, şehir ve kasabalar kendiliğinden Osmanlı hakimiyetini tanımaktaydılar.
  3. Osmanlılar Anadolu’da, Hristiyan varlıklarını ve idare biçimlerini bozmayarak onları kendi himayesi altına aldılar. Bu müsamahayı, Rumeli’de daha geniş biçimde ve onların eski varlıklarını korumak üzere uyguladılar. Baştan başa Hristiyanlarla meskun olan Balkan Yarımadası yaşayanları; kısa süre içinde bu tarzdaki âdilâne hareket ve idarî siyasetteki incelik sayesinde İslamiyeti seçti.
  4. Balkan taraflarında Bizans İmparatorluğunun bozulmuş olan yönetim biçimi sonucunda; ağır ve keyfi vergiler, soygunlar ve düzensizlik artmıştı. Buna mukabil, Türklerin disiplinli davranmaları , fetih edilen yerlerin halkına karşı adaletli, şefkatli ve bağnazlıktan uzak bir politika takip etmeleri; vergilerin halkının ödeyebileceği şekilde uygulanıyordu. Özellikle mutaassıp Ortodoks olan Balkan halkını Katolik inancına girmeleri için ölümle tehdit edenlere karşı; Türklerin buralardaki unsurların dini ve vicdani duygularına saygı göstermeleri; Balkan halkının, Osmanlı idaresini Katolik baskısına karşı, bir kurtarıcı olarak karşılamalarına sebep oldu.
  5. Osmanlı fetihlerinin en belirgin özelliği; gelişigüzel, macera ve çapul şeklinde değil, bir program altında, bilinçli bir yerleşme şeklinde olmuş olmasıdır. Bu da fetih yapılan yerlerdeki halkın memnun kalmasına ve yeni idareden hoşnut olmalarına sebep oldu. Fetih programının ana ögelerinden biri de yeni elde edilen stratejik topraklara, büyük ve önemli şehir; kasabalara Anadolu’dan göçmenler getirilerek yerleştirmek suretiyle çeşitli kısımlara ayrılıp, şehir ve kasabalarda derhal ilmi ve sosyal kuruluşlar oluşturulmasıdır.
  6. Sonunda Balkan fetihlerinin gelişmesinde ve istikrarında, yüzyıllarca öncesi Balkan topraklarına gelerek yerleşen ve daha sonra Hristiyanlığı kabul etmiş olan; fakat Türklüğünü unutmayan Peçenek, Kuman ve Gagavuzlar ile Vardarların da etkili olmaları ihtimali vardır.

Osmanlı devletinin hızlı yükselişinin sebepleri : Kuruluştaki Önemli Ögeler

Osmanlı Beyliği, daha kurulduğu zamandan beri askeri, adli ve mali kuruluşlarla işe başladı. Bilhassa askeri işleri fazla önemseyerek, başarının sebepleri hazırlandı. Fakat bu görünüşteki kudret, tamamiyle farklı dinde olan yabancı bir bölgede; yani Balkanlarda yayılma ve yerleşme için yeterli olmamıştı. Bu iş daha fazla, manevi ruhi sebeplerle, öylesine göz kamaştırıcı bir hızla ve bilinçli bir şekilde oldu ki; bugün bile düşünenleri hayretler içinde bırakmaktadır. 20. yüzyılda bile eşi benzeri görülmemiş bu hareket; dün olduğu gibi bugün de yerli ve yabancı nesillerin hayran olmasına sebep olmaktadır. Nitekim, zamanın tarihçi, bilim adamları bu konuda şunları söylemektedir: “…Hristiyan dünyasındaki arkası kesilmeyen Yahudi düşmanlığı ve Engizisyona karşılık, Hristiyan ve Müslümanlar, Osmanlıların idaresi altında âhenk içinde yaşıyorlardı…” (Gibbons)

Yorum Yap

Yorum Yap