

I. Şah Abbas
Safeviler döneminin en güçlü hükümdarı.
Safevi Devleti’nin en parlak dönemini yaşatan, devleti idari, askeri ve ekonomik açılardan yeniden inşa eden "Büyük" unvanlı Safevi Şahı I. Abbas (Şah Abbas-ı Bozorg), 27 Ocak 1571 tarihinde Herat’ta doğmuştur. Sultan Muhammed Hüdabende ile Mahd-i Ulya (Hayrünnisa Begüm) çiftinin oğludur. I. Abbas’ın çocukluk ve gençlik yılları, Safevi Devleti’nin tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşadığı çalkantılı bir döneme denk gelir. Sarayda Kızılbaş boy beylerinin (Türkmen emirleri) kendi aralarındaki taht ve iktidar kavgaları, Osmanlı Devleti’nin III. Murad döneminde Kafkasya ve Azerbaycan’ı işgal etmesi ve Doğu’da Özbeklerin Horasan’ı yağmalaması devleti yıkılmanın eşiğine getirmiştir.
1587 yılında henüz 16 yaşındayken Kızılbaş liderlerinden Mürşid Kulu Han’ın desteğiyle babası Sultan Muhammed Hüdabende’yi tahttan indirerek Kazvin’de Safevi tahtına çıkmıştır. Tahta çıktığında devlet hem içten parçalanmış hem de iki ateş arasında (Batı'da Osmanlılar, Doğu'da Özbekler) kalmıştı. Genç Şah Abbas, stratejik bir dehayla ilk olarak Batı cephesinde zaman kazanmak amacıyla Osmanlı Devleti ile 1590 yılında Ferhat Paşa (İstanbul) Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşmayla Tebriz, Azerbaycan, Gürcistan, Şirvan ve Luristan Osmanlı kontrolüne bırakılmış; Şah Abbas ağır şartları kabul ederek batı sınırını geçici olarak dondurmuştur.
Kazanılan bu barış sürecini devletin yapısını baştan aşağı reforme etmek için kullanan I. Abbas, ilk olarak Kızılbaş emirlerinin idari ve askeri tekeline son vermiştir. Kızılbaş süvarilerine bağımlı kalmamak amacıyla Kafkas kökenli (Çerkes, Gürcü, Ermeni) askerlerden oluşan "Gulam" (Şahsevenler) birliğini kurmuştur. Doğrudan merkeze ve Şah’a bağlı olan bu yeni ordunun eğitimi ve ateşli silahlarla (tüfekçiler ve topçu ocağı) donatılması için İngiliz tüccar ve askeri danışmanlar Robert ve Anthony Sherley kardeşlerden de yararlanmıştır. Böylece Safevi ordusu, Doğu dünyasının en modern ve disiplinli gücü haline gelmiştir.
Askeri reformların ardından iktisadi ve jeopolitik hamlelere girişen Şah Abbas, 1598 yılında devlet merkezini Kazvin’den ülkenin tam ortasında, stratejik ve güvenli bir konumda yer alan İsfahan şehrine taşımıştır. İsfahan’ı dünyanın en görkemli medeniyet merkezlerinden biri haline getiren Şah; meşhur Nakş-ı Cihan Meydanı’nı, Şah Camii’ni, Lütfullah Camii’ni, Ali Kapı Sarayı’nı ve Çihil Sütun (Kırk Sütun) Sarayı’nı inşa ettirmiştir. Şehir, "İsfahan nıf-s-ı cihan" (İsfahan dünyanın yarısıdır) sözüyle tarihe geçmiştir. İpek ticaretini devlet tekeline alarak Ermeni tüccarları Yeni Julfa (Yeni Culfa) semtine yerleştirmiş, Avrupa ülkeleriyle doğrudan ticari ve diplomatik köprüler kurmuştur.
Orduyu ve ekonomiyi güçlendiren I. Abbas, ilk büyük askeri harekatını Doğu’daki Özbekler üzerine gerçekleştirmiştir. 1598 yılında Herat yakınlarındaki Rab-i Mashad Muharebesi’nde Özbekleri ağır bir hezimete uğratarak Horasan, Meşhed ve Herat’ı yeniden Safevi topraklarına katmıştır. Ardından Batı’ya dönerek 1603 yılında Osmanlı Devleti’ne karşı büyük taarruzu başlatmıştır. 1605 yılındaki Sufiyan Muharebesi’nde Osmanlı ordusunu mağlup etmiş; Tebriz, Azerbaycan, Revan, Nahçıvan, Gence, Şirvan ve Gürcistan’ı geri almıştır. Bu fetihler 1612 Nasuh Paşa ve 1618 Serav antlaşmaları ile hukuki olarak tescil edilmiştir.
Güney’de Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi ticaretini kontrol altına almak isteyen I. Abbas, 1622 yılında İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’nin donanma desteğiyle, 1 asırdır Portekiz işgali altında bulunan stratejik Hürmüz Adası’nı fethemiş ve Portekizlileri Basra Körfezi’nden tamamen atmıştır. Bölgede kendi adını taşıyan "Bender Abbas" liman kentini kurmuştur. Aynı yıl (1622) Babür İmparatorluğu’nun elindeki stratejik Kandahar şehrini de ele geçirmiştir.
Sultan IV. Murad döneminde Osmanlı Devleti’ndeki iç karışıklıkları değerlendiren Şah Abbas, 1623-1624 yıllarında Irak seferine çıkarak Bağdat, Kerbela, Necef ve Musul’u ele geçirmiş; Safevi sınırlarını Fırat ve Dicle havzasına kadar genişletmiştir.
Hayatının son yıllarında saray entrikaları ve tahtını kaybetme korkusu sebebiyle paranoit bir ruh haline bürünen I. Abbas, kendi oğullarından Veliaht Safi Mirza’yı idam ettirmiş, diğer oğullarının ise gözlerine mil çektirmiştir. 19 Ocak 1629 tarihinde Mazandaran’daki kışlık sarayında 57 yaşındayken vefat etmiştir. Naaşı Kaşan şehrindeki Habib ibn Musa Türbesi’ne defnedilmiştir. Arkasında harabeden çıkarıp cihanşümul bir imparatorluğa dönüştürdüğü güçlü bir Safevi mirası bırakmıştır.
- Safevi Devleti’nin Altın Çağı ve İkinci Kuruluşu: Dağılmanın eşiğindeki devleti siyasi, askeri, iktisadi ve kültürel açıdan zirveye taşıyarak imparatorluğun altın çağını yaşatmıştır.
- İsfahan’ın Başkent Yapılması ve Mimari Devrim: Devlet merkezini İsfahan’a taşıyarak şehri dönemin en büyük küresel kültür ve ticaret merkezlerinden ("Dünyanın Yarısı") biri haline getirmiştir.
- Düzenli Ordu ve Ateşli Silah Reformu: Kızılbaş kabile hakimiyetini kırarak Gulam sistemine dayalı, top ve tüfeklerle donatılmış ilk daimi ve profesyonel Safevi ordusunu kurmuştur.
- İpek Ticareti Tekeli ve Küresel Ekonomi: İpek üretimini ve ihracatını devlet denetimine almış; Ermeni tüccarları destekleyerek İngiltere, Hollanda ve Venedik ile doğrudan deniz ve kara ticareti hatları kurmuştur.
- Hürmüz’ün Fethi ve Portekizlilerin Atılması (1622): Basra Körfezi’ndeki 100 yıllık Portekiz sömürge hakimiyetini bitirerek Hürmüz Adası’nı geri almış ve Bender Abbas limanını kurmuştur.
- Kaybedilen Tüm Toprakların Geri Alınması: Osmanlı ve Özbek yenilgileriyle kaybedilen Azerbaycan, Tiflis, Erivan, Bağdat, Herat ve Kandahar’ı yeniden devlet sınırlarına katmıştır.
- Herat Muharebesi ve Özbek Seferi (1598): Özbek Hanlığı ordusunun hezimete uğratılarak Horasan, Meşhed ve Herat’ın geri alınması.
- Tebriz ve Azerbaycan Seferi (1603): Ferhat Paşa Antlaşması ile Osmanlı’ya verilen Tebriz ve çevresinin sürpriz bir taarruzla yeniden fethi.
- Sufiyan Muharebesi (1605): Osmanlı kuvvetlerine karşı Tebriz yakınlarında kazanılan imha zaferi; Kafkasya kapılarının açılması.
- Gürcistan ve Kakheti Seferleri (1614 - 1617): Kafkasya’da Safevi hakimiyetini pekiştiren, Gürcü prensliklerinin merkeze bağlandığı harekatlar.
- Hürmüz Adası Fethi (1622): İngiliz deniz desteğiyle Portekiz Kalesi’nin düşürülmesi ve Basra Körfezi’nin kontrol altına alınması.
- Kandahar Seferi (1622): Babür İmparatorluğu kontrolündeki stratejik Kandahar kentinin kuşatılarak ele geçirilmesi.
- Bağdat ve Irak Seferi (1623 - 1624): Bağdat, Kerbela, Necef ve orta Irak coğrafyasının fethi.
- 1571 (27 Ocak): I. Abbas’ın Herat’ta doğumu.
- 158716 yaşında Kazvin’de Safevi tahtına çıkması.
- 1590Osmanlı Devleti ile Ferhat Paşa (İstanbul) Antlaşması’nı imzalayarak Batı’da barış sağlaması.
- 15901598: Ordu reformunun yapılması, Gulam ocağının kurulması ve ateşli silahların entegrasyonu.
- 1598Başkentin İsfahan’a taşınması ve Özbeklerin Herat Muharebesi’nde mağlup edilmesi.
- 1603Osmanlılara karşı büyük Doğu Taarruzu’nun başlatılması ve Tebriz’in alınması.
- 1605 (Kasım): Sufiyan Muharebesi’nde Osmanlı ordusuna karşı büyük zafer kazanılması.
- 1612Osmanlı Devleti ile Nasuh Paşa Antlaşması’nın imzalanması.
- 1618Serav Antlaşması ile Doğu-Batı sınırlarının güvenliğe alınması.
- 1622Hürmüz Adası’nın Portekizlilerden geri alınması ve Babürlerden Kandahar’ın fethi.
- 16231624: Bağdat ve Irak-ı Arab’ın ele geçirilmesi.
- 1629 (19 Ocak): Mazandaran’da vefat etmesi ve Kaşan’a defnedilmesi.
Aynı Dönemden

